Bir daha seçim olsa CHP denize dökülür (3 Nisan 2004 - Vatan Gazetesi)

1999'da Deniz Baykal'a "İstifa etmelisiniz" diyen eski CHP genel başkan yardımcılarından Erol Çevikçe CHP'nin bugününü değerlendiriyor...
3/4/2004

Deniz Bey'i ararım doğum gününü kutlarım
* 1999 seçimlerinden sonra siz Deniz Bey'in çekilmesinde önemli rol oynadınız. Ama CHP 1.5 yıl sonra Deniz Bey'i yeniden genel başkanlık koltuğuna davet etti. Bu nasıl oldu?


Önce, istifanın ardından yapılan kurultayı anlatayım. Altan Öymen'in seçildiği kurultayı. Biz sabah kurultaya geldik. Mehmet (Sevigen) kürsüde "Baykal geliyor" falan diye bağırıyor. Deniz Bey'in resimlerini çiğnemeye başladılar. Dayanamadım, telefon açtım Deniz Bey'e, "Hâlâ gelmek ısrarında mısınız kurultaya?" dedim. "Ne var ki!" dedi. Bana karşı hep sıcak davranmıştır aslında, "İzlemiyor musunuz televizyondan?" dedim. "İzliyorum" dedi.

"Eğer gerçekten kongreye gelmeye kararlıysanız, ben size geleyim de beraber gidelim" dedim. Düşüncem yanına gitmek ve onu kurultaya sokmamaktı. Ona karar vermişim ben.

"Ne diyorsun?" dedi. "Rica ediyorum, gelmeyin" dedim.

Duygulandı. Kurultaydaki tablodan dolayı bir takım tepkiler gösterdi. Sonra da, "Yok yahu, şaka yapıyorum. Deli misin? Nereye geliyorum!" dedi. Ve gelmedi...

Sonra o dedikodusu yapılan "emanetçi'ydi şuydu buydu falan onlara Deniz Bey hiç karışmadı biliyorum. Ama Adnan'lar (Adnan Keskin) kendi aralarında yaptılar bu işi. O günden bugüne kadar da hiçbir kurultaya katılmadım ve karışmadım.

Aradan 1.5 ay geçince Eşref Erdem ve yine aynı arkadaşlar Çankaya'da ofis açtılar. Deniz Bey'in geri dönüş projesi başladı. Ona da karşı çıktım ama başaramadım. Bildiğim ve gerçek yüzü bu...

* Bu olaylardan sonra Deniz Bey'le ilişkileriniz bir daha da sıcaklaşmadı galiba?
Hayır sıcaklaşmadı. Benim ona emrivaki yaptığımı, hakkımı hukukumu ona olan yakınlığımı istismar ettiğimi düşünmüş olabilir. Sonra yalan yanlış dedikodular üretildi. Geri dönüş kurultayı sırasında benim Altan Öymen'e destek olduğum falan gibi... Deniz Bey'in bunlara itibar ettiğini zannetmiyorum ama... Hiçbir kurultaya gitmedim. Ne delege, ne izleyici olarak. Adnan'ın çok haksız ve bana göre abartılmış suçlamaları oldu Deniz Bey'e karşı. Önlemeye çalıştım. Biliyordur Deniz Bey. Ama yine de çevresindekilere benim için söz söylettirmez.

* Siz hiç konuşmuyor musunuz Deniz Bey'le?
Arayıp konuştuğumuz oluyor. Mesela yaş gününü kutluyorum bazı meseleler aklıma gelince söylüyorum gayet sıcak davranıyor.

* Yerel seçim sonuçlarını değerlendirdiğinizde CHP açısından nasıl bir tablo görüyorsunuz?
CHP hatasıyla da sevabıyla da Cumhuriyetle yaşıt bir partidir. Bir zaman iktidar olabilir, bir zaman muhalefet olabilir. Ancak Türkiye'nin asli, temel partisi olarak yaşamını sürdürebilmesi gerekir. O açıdan bu seçim sonuçlarına bakıldığında ciddi bir tehlike vardır, sıkıntı vardır. Şu bulunduğumuz durum Türkiye için talihsiz bir durumdur. Geldiğimiz bu aşamada başarısızlıktır. Genel başkanının kıyaslamasıyla ilgili olarak söyleyeyim. 1999 tam bir yenilmedir, 2002 tam bir başarısızlıktır. Oralarla kıyaslayarak genel başkan bir takım ölçekler göstermeye, rakamlar vermeye çalışıyor. Ama
bunların hepsi başarısızlıktır. Bu son seçim de tuz biber ekmiştir. Bunun ötesi yoktur... CHP bugün sadece sahil şeridinde var. Sanki denize dökülecekmiş gibi duruyoruz, Ege'ye dökülecek hale gelmişiz. Bu kadar açık. Bunun geriye doğru Anadolu'ya doğru bir rüzgara dönüştürülmesi herkesin görevidir. CHP'nin olmaması durumunda Türkiye'de nelerin olabileceğini herkes gibi ben de iyi görüyorum. Demokrasimiz çok başka yönlere gider, idelojik tartışmalar, rejim tartışmaları çıkar, her şey çıkar.

Ayağa kalkamaz
* Kaygılı mısınız?
Evet. Bütün endişem partinin önümüzdeki genel seçimlerde alacağı sonuçtur. Bu seçime de öyle baktım. Eğer Deniz Baykal bu yerel seçimlerde ayakta kalabilir bir şekil gösterseydi, partinin başında gelecek seçime gitmenin hakkını elde edebilirdi. Böyle bir sonuç çıksaydı diyecek bir şey yoktu. Hiçbirimiz istemiyorduk ama öyle çıktı. Kötü çıktı. Artık CHP'nin şu sonuçlardan sonra genel başkan açısından, genel başkanlık açısından bir yeni seçimi denemeye tahammülü yoktur. Eğer 2006 veya 2007'de bir yenilme daha olursa, parti üçüncü dördüncü parti haline düşerse CHP zaten kapanma noktasına gider. Ve dediğim gibi Türkiye açısından fevkalade ciddi bir sorun doğar.
* Bu oy trendi oraya mı gidiyor?
Maalesef oraya gidiyor. Bu yüzden Deniz Baykal'ın bu seçimleri doğru değerlendirmesi gerekir. Benim 1999'da dediğim kararı bugün alması gerekir. Çünkü artık bu, yaşamsal olmaktan öte Baykal'ın Türkiye'ye karşı borcudur bana göre. Dikkat edin sadece CHP'ye demiyorum, Türkiye'ye borcudur diyorum. O kadar yaşamsal bir karardır bugün vereceği karar.